4 Eylül 2021 Cumartesi

 Sana özel davranıyor, ne istersen yok demiyor, her dediğini doğru kabul ediyor; 

sana öyle hissettiriyor ki sanıyorsun senin için dünyanın en özel insanı, 

onun aklında kalbindeki en büyük aşk sensin sanıyorsun... 

oysaki hepsi yalan! 

o, kendi istediğine ulaşmak için elindeki tek kozu kullanıyor, 

kadınlığını kullanarak etkilemeye çalışıyor, yalandan yapıyor tüm bunları.

tabii serde yokluk olunca kanmaya meylediyorsun bi zaman

gözlerine perde inerse ne ala

gözlerini açacak olursan yalnız kalırsın!

aslan başka bir avı gözüne kestirir ve ona doğru koşar.

kahpeler böyle yapar. 

7 Mayıs 2021 Cuma

 Bıraktım aşkı sevdayı, unutur oldum dünyayı... 

S. Doğanay

30 Nisan 2021 Cuma

Yorgun olmaya yorgun

kırgın olmaya kırgınız çoktandır.

Acıya mı hasretiz de yaşıyoruz.

Bilemedim ki...

19 Mart 2021 Cuma

Karşımda uzanan daracık yollarda

Gidiyorum dur yok, durak yok

Nereye varsam ötesinde gözüm

Gözümde fer yok, ferman yok

Ey yüreğimde tükenen derman

Kaldırıp ellerimi yalvardım Allah'a

Asırlık bir türkü gibi geçtin içimden

Hem zamana hem mekâna ağladım durdum



15 Mart 2021 Pazartesi

BİLEN VAR MI

ah! nasıl da aklımdan hiç çıkmıyorsun

hayatımın her yerine nasıl da sinmişsin

bu yara nasıl kapanacak hiç bilmiyorum

bahar gelir yaz gelir, güz gelir kış gelir

içten içe içimde bir şeyler kanar durur

keşke başka türlü olsaydı, keşke


ben hiç mutlu olmayı bilemedim

tam olacak dediğim yerde kibrit söndü

ortalıkta yıllardır iğrendiğim yanık kokusu

etrafımda benden parçalar taşıyan karanlıklar

ve ebedi yalnızlığımla, hiçbir şey bilemedim


sahi bir bilen var mı 

karanlık nasıl taşır insanın parçalarını

bir yanın nasıl karanlıktan olur, yalnızlıktan olur

bir çiçeğim vardı, allı pullu çoktan soldu gitti

karanlığım, yalnızlığım, korkaklığım soldurdu

toprakta kurumuş köklerle ne yapılır, bilen var mı




12 Kasım 2020 Perşembe

ŞÜKÜR

Diyebilirim ki insan adına konuştuğum zaman, büsbütün bir bina çöküyor üzerime. Ey bedenime saplanan demir çubuklar ve kemiklerimi kırıp, etlerimi ezen beton parçaları: Sizin anlamınız bu, biliyorum. Size değil, kendime kızıyorum ki bir dizge halinde, ulaştığım duraklardan tıka basa dolu geçen otobüslerin tek suçlusu benim.

Bir şölen bu, öyle anlaşılıyor, ey kardeşlerim: Yol çok uzun ve üzerinde değme fırtınalar, sularında girdaplar ve ormanlarında adı konulmamış kötülükler var. Hepsinden bir şekilde sıyrılıp geçtikçe, kendimize daha yakın olacağımız tek gerçektir. 

Peki ruhumuzun bütünlüğünü bozmadan nasıl sıyrılacağız? Bizi elleriyle uçurumun kenarına defalarca ve defalarca iten Tanrı'dan mı medet umacağız? Ya da Tanrı'ya fırsat veren, aforoz edilmiş ve lanetlenmiş Şeytan'dan mı? Ya da alemdeki canlı ve cansız tüm mahlukları bile şaşırtacak kadar yabani ve yıkımcı insandan mı?

Hayır! Hiçbirisinden değil! Şükür etmenin riyası içindeyseniz eğer, size hiç kimse yardım edemez. 

...

Hani bir adım atsan

Sanki kıyamet kopacak ya

Korkunun lezzetini tadıyorum sende

Korkunun ve ulaşılmaz olmanın

Tanrısal hazzına varıyorum.


Keşke başka türlü olsaydı.